Ads 468x60px

25 Temmuz 2009 Cumartesi

ARI ÜRÜNLERİ - POLEN


Arıların bir diğer önemli ürünü polendir.

POLEN :
Arıların bal nektarı toplamak için çiçekleri gezdikleri esnada çiçeklerde bulunan çiçek tozları arının vücudunda toplanır. Bu toplanan çiçek tozları petek içerisinde yavru arılara yedirilmek üzere depolanır. Çiçeklerin bu tozlarına "polen" bu polenlerin arılar tarafından yavrularına yedirmek için toplananına ise arı poleni denir.
POLENİN İÇERİĞİ VE FAYDALARI :
Arı poleni stresle mücadelede size yardımcı olur. Amino asitlerin tamamını, gerekli yağ asitlerini ve ruh halini düzene sokacak vitaminleri içerir. Arı poleni ürünlerini almanız ise yaşantınızda karşılaştığınız streslerle savaşmanıza yardımcı olacaktır. Polen iştah açıcı özelliği sebebiyle zayıflık sorununda kullanilabilir. Arı poleni kansızlık sorununun giderilmesinde yardımcıdır. Güçlü besleyici özelliği sebebiyle hastalıktan kalkanları en kısa zamanda eski gücüne ve enerjisine kavuşturur. Polenin analizleri dünyanın ünlü laboratuarlarında yapılıyor. CNRS dünyaca tanınmış bir araştırma örğütü CNRS araştırma uzmanlarından Armond PONS'un kitabında, polenin bütün vitaminleri taşıdığı açıklanıyor. Polende tüm vitaminler ve diğer cevherlerin insan yaşamı için en ideal oranlarda bulunması başka üstün bir özelliktir. Başka pek çok besinde bulunabilen vitaminler az, üreme, gelişme, düşünme, güç verme ve uzun ömür sağlaması gibi en önemli görevleri yerine getirmeyi sağlayan ve seçkin besinlerde bulunan vitamin ve diğerleri kat kat fazladır.A ve C vitaminleri az, B vitaminleri çok yüksek orandadır. B, vitaminleri, bilindiği gibi "uzun ömür vitaminleri" dir. Dış etkenlere karşı hücreyi, bağışıklık sistemini uyararak korur, sürekli hücre yeniler, hemoglobini çoğaltarak hücreye bol oksijen gelmesini sağlar.Polenlerde ortalama olarak %20-30 protein %45 serbest amino asitler, %25-30 doğal şekerler ve selüloz bulunmaktadır. Hiç bir bitkide bulunmayan süt şekeri LAKTOZ, polende bulunmaktadır. Sindirim fermentleri olan nişasta ve fosforu, büyümeyi sağlayan ve hızlandıran, hücre metabolizmasını uyaran yararlı hormonları, nükleik asitleri taşımaktadır. Tam 22 çeşit amino asit bulunan polene karşı bu çeşit, temel besinimiz olan sütte 17'dir.Polendeki tüm vitaminler, A, B(1-2-3-4-5-6-7-8-9-12), C, D, E, H, P, PP'dir. Polende 22 çeşit amino asit, 27 çeşit madensel tuz,doğal hormon, enzim, pigment, karbonhidrat ve fermentler vardır.Polendeki H vitaminin varlığı, Rus araştırıcı Deviatrin ve Joirich tarfından açıklanmıştır. Bu vitamin gelişmeyi kolaylaştırır.Deri ve göz iltihaplarını önler.Polende rutin de vardır. Ayrıca kara buğday, sedef otu ve frenk üzümünde rutin tespit edilmişti.Chauvin ve Lenormand'ın araştırmalarıyla polenin antibiotikler içerdiğide gün ışığına çıkarılmıştır.Prof.Dr.M.Mihri Memoğlu ve Dr.Kadriye Sorkun'a göre polen, Metbolizmamız için çok değerli temel maddeleri içerir. Organizmamızı zinde tutmak ve dengeli beslenmek için vücudun ihtiyacı olan eksik maddeleri tamamlamak ve korumak açılarından yaşamsal önem taşımaktadır.Polende bulunan başlıca amino asitler Cystine, Histidin, Trytoptan, Methionin, Phenylalanin, Thereonin, Arginin, İzoleucin, Leuoin, Lysin, Valin, Glutamin'dir. Polende bulunan başlıca asitler, Pantethenic, Linoleik, Ascorbik ve Arachidonik'di. Demir, bakır, kalsiyum, sodyum, magnezyum, silisyum ise polende varlığı tespit edilen elementlerden bazılarıdır. Polende bulunan iz elementler, alimünyum, nikel, titanyum ve çinkodur.
POLENİN KULLANIM ŞEKLİ :
Balla karıştırılarak tüketildiği gibi, saf olarak ta tüketilir. Yetişkinler için gün aşırı bir tatlı kaşığı yemeleri tavsiye edilir. Küçük çocuklarda ise; gün aşırı bir çay kaşığı yedirmek gerekir. 1 yaşından küçük çocuklar için ise her hangi bir olumsuz vaka tespit edilmemesine karşın vermekten kaçınılmalıdır. ( Tüm diğer gıdalarda olduğu gibi her hangi bir yan etkisi veya alerjik bir durumda doz azaltılmalı, ara verilmeli, gerekirse yememeli)
NOT: Poleni buzdolabında nemden uzak gerekirse derin dondurucuda muhafaza etmek gerekir nemden mutlaka uzak tutunuz. Polenin kaynağına göre çeşitli renkleri mevcut olduğu gibi acı olanı da vardır.

24 Temmuz 2009 Cuma

ARI ÜRÜNLERİ - BAL


Arı ürünleri hakkında derlediğim çalışmalarımı sizlerle paylaşmak istiyorum. İlk ürünümüz bal...
BAL : Bal, arıların çiçeklerden topladığı nektarın, kendi vücutlarından salgıladıkları bir takım enzimlerle işlenmesi sonucu elde ettikleri, dayanıklı, yoğun ve yüksek besin değeri içeren bir gıda maddesidir.
BALIN İÇERİĞİ :
Bal, vitamin, mineral, aminoasit ve enzimler gibi pek çok yaşamsal madde içermektedir. İçeriğinde yaklaşık %17 su, %82 karbonhidrat ve % 1 oranında da proteinler, aminoasitler, vitaminler ve mineraller bulunur. (Takribi 100 gr. bal için) Enerji Değeri 304 kcal (1272 kJ) Karbonhidrat 82.4 g Protein 0.3 g Yağ 0 g Mineraller Potasyum 52mg Kalsiyum 6 mg Fosfor 4 mg Sodyum 4 mg Magnezyum 2 mg Demir 0.42 mg Çinko 0.22 mg Bakır 0.04 mg Manganez 0.08 mg Vitaminler Vitamin-C 2 mg Vitamin B2 0.04 mg Vitamin B5 0.07 mg Vitamin B1 0.004 mg Vitamin B6 0.02 mg Niasin 0.12 mg
BALIN FAYDALARI :
Bitkilerin nektarlarından elde edildiği için, onların şifa veren pek çok özelliğini taşımaktadır. Balın antimikrobiyal ve antifungal etkisi sayesinde yaraları dezenfekte ettiği, bakteri ve mantar gelişimini önlediği, çeşitli çalışmalar ile gösterilmiştir. Balın bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiği, yara ve iltihapların iyileşmesinde olumlu etkiye sahip olduğu bilinmektedir. Balın antioksidan aktivitesi gösteren maddeler içerdiği de bilinmektedir. Bal, yapısındaki tokoferol, askorbikasit, flavonoidler ve diğer fenolik maddeler nedeniyle antioksidatif etkiye sahiptir.Yapılan araştırmalarda balın, mide-bağırsak sistemi üzerinde düzenleyici etki gösterdiği belirtilmiştir.Cilt üzerindeki olumlu etkilerinden dolayı pek çok kozmetik ürünün içeriğinde de bulunmaktadır.Bal çok iyi bir enerji kaynağıdır. Besleyici değeri çok yüksek olan Bal, kansızlar için kan deposudur. Vücuda ve gözlere kuvvet verir. Boğaz ağrılarına ve iltihaplara şifadır. İdrar söktürücüdür. Mide ve bağırsaklardaki yaralara ve karın ağrısına iyi gelir. Sinirleri yatıştırır ve rahatlatır. Kalp çarpıntısı ve yüksek tansiyona karşı faydalıdır. Kanı temizler, kan dolaşımını düzenler. Damar sertliğine karşı faydalı olur. Soğuk algınlığına şifadır. Ballı süt bağırsak parazitlerini düşürmekte yararlıdır. Bala tuz katılıp yenirse balgam söktürür. Bal, Sarılığa iyi gelir. Yaraların iyileşmesini hızlandırır. Cildi besler, nemlendirir ve yumuşatır.
BALIN KULLANIM ŞEKLİ :
Sindirime gerek kalmadan direk kana karışır. Özellikle ılık su ile şerbet yapılıp içilirse birkaç dakikada kana karışıp vücuda enerji verir. Bal yenebileceği gibi cilde ve yaralara da sürülebilir. Şerbeti ile gargara yapılırsa boğazları rahatlatır. Çay ve süt gibi içeceklerde şifalı bir tatlandırıcı olarak kullanılabilir."azı karar çoğu zarar" sözünde olduğu gibi balı gün içersinde aşırı tüketmemek her gün bir miktar tüketmelidir. Örneğin her sabah kahvaltısında yetişkinler için bir tatlı kaşığı yemek gerekir. Uyarı: Bebeklere 1 yaşına kadar bal yedirilmemesi tavsiye edilmektedir. 1 yaşından büyük çocuklar içinde bir çay kaşığı kullanılmalı ( Tüm gıdalarda olduğu gibi her hangi bir yan etkisi veya alerjik bir durumda doz azaltılmalı, ara verilmeli, gerekirse yememeli)
Not: Balı serin güneş görmeyen yerde yıllarca muhafaza edebilirsiniz. Kesinlikle buzdolabına koymayın şekerlenme yapar. Balda kristalleşme (şekerlenme) olur. Bu balın şeker balı olduğunu göstermez. Balın ; “sahte” veya “şeker balı” balı olduğunu anlamak çok zordur. O yüzden balı güvendiğiniz ve bildiğiniz yeden alınız.

ARICILIĞA NASIL BAŞLANIR


Arıcılığa nasıl başlanır? Arıcı nasıl olunur? Nereden başlamalıyım? Ne yapmalıyım? Arıcılığa başlamak için ne kadar para gerekir? Arıcılığın maliyeti nedir? Bu soruları uzatmak mümkün.
Benimde ilk önce merak ettiğim buydu. Uzun yıllardır arıcılığa başlamak istiyordum; nereden ne zaman başlanır bir türlü bilemiyordum. Sorduğum kişilerden de farklı farklı yanıtlar geliyor kafam karışıyordu. Bu yazımda, bu işe nasıl başlanırın cevabını bulma konusunda yeni başlayanlara ya da merak edenlere kendi hikâyemi anlatmak istiyorum. Hiç yoktan kafalarında bir fikir oluşur. Bu işin masrafı nedir kabataslak bir fiyat çıkarabilirler.
Aslında arıcılığa başlamanın maliyeti; vakit, nakit, yer, zaman, iklim, kişi ve birçok sebeple farklılık gösterir. Ben minimum masrafla bu işe başlama çabası içerisinde olduğum için, benim hikayem size bir ölçü olabilir. Bu güne kadar ki masraflarımı da kalem kalem yazdım. Masraf listesini de sizlerle paylaşacağım.
Ben arıcılığa Mayıs ayında başladım. Aslında geç sayılır; yeni başlayacak arkadaşlar daha erken başalmalrını mesela; Mart ayını tavsiye ederim. Kısaca ilkbahar başlamadan önce arılarını kovanlarını hazır etsinler ve bol bol kitap okusunlar.
Mayıs ayında iki tane arılı kovan satın aldım. İki kovanda güçlüydü yaklaşık onar çıtalı kovanlar. Bunlardan birkaç arılı çıta alarak bir kovan daha yaptık, yani böldük. Bu işe başlamak isteyen ya da meraklı olan kişiler bazı ifadeleri anlayamayabilirler, ama küçük bir internet araştırması veya bir arıcılık kitabından birçok terimi kavrayacaklardır.
İlkbahar döneminde arılar hızlı bir şekilde üreme faaliyetine giriyorlar anaarı yumurtluyor yavrular besleniyor vs. vs. arıları bu dönemde kolayca çoğaltmak mümkün, yani bir kovanı iki üç kovan yapabiliriz. Bazen on arılı çıtayı ikişer çıtasını birer kovana vererek de 5 kovan yapılabiliniyor. Gerisini siz hesap edin. Tabi burada bazı hususlar var ama onların konumuza alakası olmadığı için değinmiyorum.
Arılarım epey geliştiler ve bir bölme daha yaptık. 2 kovan arım 4 kovan oldu. İlk böldüğümüz kovanın ana arı ihtiyacını satın alarak giderdim. İkinci böldüğümüz kovanın ise günlük yumurtalı çıta transfer ederek kendi analarını kendilerinin üretmesini sağladık. Tabi bu arada arılarımın olduğu yere gidip gelme teşvik belemesi petek ördürme belemesi vs yaptık durduk. Varao gördük ilaç aldık derken baya bir masrafta bulunduk. İşte masraf listem. Her geçen gün bu liste kabarıyor. Arıların bize borcu çoğaldı. :)))
Şuan üç kovanım var birinci kovanım da 17 tane arılı çıta var diğer ikisinde 12 şer eğer bölmeye gitseydik 7 tane belki de daha fazla kovanım olurdu. Buna göre hesap edin. Arıcılık malzemesi konusun daha çok eksiğim var ama onları da ihtiyaç oldukça temin yoluna giderek kendimi fazla sıkıntıya sokmak istemiyorum.
Sonuç olarak bu benim hikayem. Yanlışlarım olmuş olabilir yanlış ifadelerim olmuş olabilir. Ama ben böyle başladım ve yaptığım masrafta bu… tabi arıcı ağabeylerimizin eklemek istedikleri olursa sevinirim. Bir de şu mesele var nakit olduktan sonra bu işe dört dörtlük başlamasını başaramayacak yok gibidir… :)))

23 Temmuz 2009 Perşembe

HAYATA DAİR BİR ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM…


Her geçen gün yaklaşmaktayız ölüm denen hakikate. Bu gerçekten kaçmak mümkün değil. Lakin; bu geçeği kabullenmek hatırlamak istemez insan. Hep onu uzak görür uzakta kalmasını ister. O ise zamansız vakitsiz hiç tahmin edilmeyen anda gelir; ve çalar kapımızı…

Ne kadar hazırlıklıyız bu gelecek davetsiz misafirin gelişine…
Her yaptığımız işte ilk önce Allah rızasını gözetmemiz gerek. “Ben bunu yapıyorum ama; Allah ne der?” diye sormak gerek…


DÜNYAYA ŞEKİL VEREMİYORSAN; ÜLKENE ŞEKİL VER…
ÜLKENE ŞEKİL VEREMİYORSAN; MAHALLENE ŞEKİL VER…
MAHALLENE ŞEKİL VEREMİYORSAN; EVİNE ŞEKİL VER…
EVİNE ŞEKİL VEREMİYORSAN; ÇOCUKLARINA ŞEKİL VER…
ÇOCUKLARINA ŞEKİL VEREMİYORSAN; KENDİNE ŞEKİL VER…


İşin özü sensin ve iş senin içinde başlıyor… dur! düşün ve başla…
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...