Köyün bahçesinde kışlatmayı düşündüğüm Karniyol F1 anaya sahip kovanım.
Biladerin fotoğraf makinesiyle bi görüntü alıp payşalmak istedim.
Karniyol arısı ve özellikleri... Yerli arı ve özellikleri... Sonu gelmeyecek tartışmalar... Bizim burada arıcı arkadaşların çoğunun ırk konusunda bilgisi yok. Bir çok arkadaş nerden bulursa oradan arı sipariş ediyor, kimisi kendisi klasik yöntemlerle ana üretmeye çalışıyor.
Tüm bunca tartışmaya noktayı koyacak olan yer Üniversitelerimiz, bilimadamlarımızdır. Artık Türkiyemizde de 'arı ıslahı' konularında kapsamlı bir çalışma yapılmalıdır. İnanıyorum ki bizim bilimadamlarımız daha başarılı olacaklardır. Yeterki istesinler.
Ben çiçeği burnunda bir arıcıyım. Çok araştırdım, çok inceledim ve söylenenleri, yazılanları, kendi akıl süzgecimden geçirerek şu noktaya vardım: benim çalışmam gereken arı 'Karniyoldur.' İsteyen istediği arı ile çalışabilir, kimse kimseye niye onula çalışıyorsun demez, dememelidir. Saygı, anlayış ve herşeyden önemlisi empati kurabilmek çok önemli. Bu çerçevede birlik ve beraberlik içerisinde Türkiye arıcılığını nasıl daha ileri götürebiliriz onun çabası içerisinde olmalı taş üstüne taş koyanın önüne engeller koymak yerine ona destek olmalıyız. Farklılıklarımız bizim birleştirici unsurumuz ve zenginliğimiz olmalı.
Amerikayı yeniden keşfetmeye gerek yok. Aklın yolu birdir. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Lafla peynir gemisi yürümez. Gibi veciz sözler üzerinde biraz düşünmeli, artık birşeyler yapmalıyız. Neden Türkiye bal üretiminde arı üretiminde Dünyanın bir numrası olmasın. Gerekli tüm argümanlar elimizde mevcut.
Burada değinmeden geçemiyeceğim. Hem memuriyetle uğraşıp hemde arıcılık konusunda inanılmaz bir özveriyle Türk arıcılığını yeni bir vizyon, yeni bir bakış açısı getirmeye çalışan Ali Türk abimizi, takdirle karşılamalı örnek almalıyız. Almanyada arıcılık yapıp oradaki enson teknikleri ayrıntısıyla bizimle paylaşan ve gerçekten önemli bir hizmete imza atan Mehmet Yüksel abimizi unutmamalıyız. Bu bireysel çabalar hepimize örnek olmalı yapacaklarımızın sadece düşüncelerimizle sınırlı olduğunu unutmamalıyız.
Tüm arıcılar olarak istisnasız hepimiz kardeşiz, hepimiz biriz, hepimiz aynı gemideyiz. Bu geminin kat edeceği yol hepimizin kürekleri asılmasıyla mümkün olacaktır; O kürekleri birbirimize göstererek değil...