
29 Eylül 2010 Çarşamba
GÖRSELLİĞİN ÖNEMİ

27 Eylül 2010 Pazartesi
LAKTİK ASİT UYGULAMASI NASIL YAPILIR?

VAROA, KIŞLATMAK, SÖZÜN ÖZÜ GÜÇLÜ KOLONİ...
Köyde bulunan bir kovan arım; ben köye gittiğimde eğlencem oluyor, onları seyretmek onlarla ilgilenmek bana ayrı bir zevk veriyor.
Arılarımda dün dikkatimi çeken olay; acayip derecede polen getiriyor olmalarıydı. Sanki ilkbaharmış gibi, her gelen arının ayağında polen vardı. Sanırım son çiçeklerini açan sığırkuyruklarından alıyorlar bu polenleri.
İki gün öce laktik asit uygulaması yapmıştım arılarıma. Dün ve önceki günkü kontrollerimde toplam bir tane varoa gördüm şaşırdım. Uygulamanın etkili olamadığını ya da arıların varoasız olduklarının bir göstergesi bu inceleme. İkinci ihtimal çok uzak, tabii ki. Bakalım bugün ya da yarın tekrar bir laktik asit uygulaması yapacağım. Bu arımı burada kışlatmayı düşündüğüm için iyi bakmalıyım.
İlk defa bir arıyı kışlatacağım. Kışlatma olayı bambaşka bir olay. Birçok faktör var arının iyi kışlama yapabilmesi için. En önemli ve ilk madde yeteri kadar yiyecek stok etmeleri. Birçok arıcı kovanları sarar sarmalar üşümesin diye, fakat arı sanılanın aksine soğuktan değil açlıktan ölür. Arıcılığa başladığım ilk günden bugüne en önemli tespitim şu: koloni güçlü olacak. Her türlü hastalığın ve olumsuzluğun ilk veya diğer sebepleri arasında koloninin zayıflığı yatıyor. O yüzden Türk arıcıları güçlü kolonilerle çalışmasını öğrenmelidirler diye düşünüyorum. On çıta oldu mu bir arı, nasıl kat atarım değil de nasıl bölerim diye düşünüyor arıcımız. Ama nicelik değil nitelik önemlidir. Kemiyet değil keyfiyet önemlidir.
Her zaman şunu söylerim; kendisini yenilemeyen yeniliklere ayak uyduramayan kaybolmaya mahkûmdur. Her iş için her olay için bu böyledir. Hayatımız doğru bildiğimiz yanlışlarla dolu. Bir söz vardır ‘haticeye değil neticeye bak’ diye. Bu sözde olduğu gibi netice alınmış ispatlanmış yöntemlere bakmak onları uygulamak lazım. Tarih yerinde sayanları değil karada gemi yüzdürenleri yazar…
24 Eylül 2010 Cuma
ZAMANI YAKALAMAK MI? ZAMANDAN KAÇMAK MI?

İnsanlar daima ölümsüzlüğü arzulamıştır. Ölmemek ilelebet yaşamak…
Bence; insan arkasında hayırlı eseler bırakır ve ne kadar çok güzel dua alırsa o kadar ölümsüzleşir.
‘Halka hizmet Hakka hizmettir’ düşüncesiyle hiç kimseden bir şey beklemeden yalnızca Haktan bekleyerek bir şeyler üretmek, vermek… ne güzel şey.
İşte bunu başarabilmiş insanlar ölümsüzlük yolunda çok ama çok yol kat etmiştir.
Âcizane bende inançlarımın ve evrensel etik değerlerin hedeflediği, ‘ahsen-i takvim’ mertebesine ulaşmış insanlar yolunda bir yerlere ulaşır İlahi rızaya kavuşurum, İnşallah.
Uzun zaman oldu yazmayalı. Bu geçen süre içerisinde çok ama çok bilgi birikimim ve deneyimlerim oldu. Daha önce ki birkaç yazıma bakınca, ne kadar donanımsız ne kadar acemice bir şeyler yazmaya çalışmış olduğumu fark ettim. Bu yazılarda beni tek memnun eden yönüm samimiyetim.
Şimdi yazacağım yazı ve bundan sonraki yazmayı düşündüğüm yazılarım biraz daha donanımlı yazılar olacak. ‘Görüp geçirmiş’ olmak, okuyup anlatmaktan daha etkili oluyor.
“ tüm kötü ev sahiplerine teşekkür ediyorum kiracılarını ev sahibi yaptıkları için”