5 Ağustos 2009 Çarşamba
1 Ağustos 2009 Cumartesi
DERVİŞ...
Vaktiyle bir derviş, nefisle mücadele makamının sonuna gelir.Meşrebin usulünce bundan sonra her türlü süsten, gösterişten arınacak,
varlıktan vazgeçecektir.
değildir. Her türlü görünür süslerden arınması gereklidir...
Saç, sakal, bıyık, kas, ne varsa hepsinden.
eder,soluğu berberde alır.
- Vur usturayı berber efendi, der.
kendinitakip etmektedir. Başının sağ kısmı tamamen kazınmıştır.
Berber tam diğer tarafa usturayı vuracakken, yağız mı yağız, bıçkın mı
bıçkın bir kabadayı girer içeri.doğruca dervişin
yanına gider, başının kazınmış kısmına okkalı bir tokat atarak:
olalım, diye kükrer.
Dervişlik bu... Sövene dilsiz, vurana elsiz gerek. Kaideyi bozmaz derviş.
Ses çıkarmaz, usulca kalkar yerinden. Berber mahcup, fakat korkmuştur.Ses
çıkaramaz. Kabadayı koltuğa oturur, berber tıraşa başlar. Fakat küstah
kabadayı tıraş esnasında da sürekli
aşağılar dervişi, alay eder: 'Kabak aşağı, kabak yukarı.'
Nihayet tıraş biter, kabadayı dükkândan çıkar. Henüz birkaç metre
gitmiştir ki,
gemden boşanmış bir at arabası yokuştan aşağı hızla üzerine gelir.
Kabadayı şaşkınlıkla yol ortasında kalakalır. Derken, iki atın ortasına
denge
için yerleştirilmiş uzun sivri demir karnına dalıverir. Kabadayı oracığa
yığılır, kalır.
Ölmüştür.
Görenler çığlığı basar. Berber ise şaşkın, bir manzaraya, bir
dervişe bakar, gayri ihtiyarî sorar:
- Biraz ağır olmadı mı derviş efendi?
Derviş mahzun, düşünceli cevap verir:
- Vallahi gücenmedim ona. Hakkımı da helal etmiştim.
- Gel gör ki kabağın bir sahibi var. O gücenmiş olmalı!
Hikâye böyle...
Ama hayat da böyle...
Ensemize, kafamıza vurup vurup dalga geçen sahte kabadayıların, kabağın da
bir
sahibi olduğunu,
bu sahibin de en affetmeyeceği şeyin kibir ve kul hakkı yemek olduğunu
unutmaya başlayanlar,
koltuklarına, makamlarına, rantlarına yapışanlar anlayacaklardır ..
28 Temmuz 2009 Salı
25 Temmuz 2009 Cumartesi
ARI ÜRÜNLERİ - POLEN
Arıların bal nektarı toplamak için çiçekleri gezdikleri esnada çiçeklerde bulunan çiçek tozları arının vücudunda toplanır. Bu toplanan çiçek tozları petek içerisinde yavru arılara yedirilmek üzere depolanır. Çiçeklerin bu tozlarına "polen" bu polenlerin arılar tarafından yavrularına yedirmek için toplananına ise arı poleni denir.
POLENİN İÇERİĞİ VE FAYDALARI :
Arı poleni stresle mücadelede size yardımcı olur. Amino asitlerin tamamını, gerekli yağ asitlerini ve ruh halini düzene sokacak vitaminleri içerir. Arı poleni ürünlerini almanız ise yaşantınızda karşılaştığınız streslerle savaşmanıza yardımcı olacaktır. Polen iştah açıcı özelliği sebebiyle zayıflık sorununda kullanilabilir. Arı poleni kansızlık sorununun giderilmesinde yardımcıdır. Güçlü besleyici özelliği sebebiyle hastalıktan kalkanları en kısa zamanda eski gücüne ve enerjisine kavuşturur. Polenin analizleri dünyanın ünlü laboratuarlarında yapılıyor. CNRS dünyaca tanınmış bir araştırma örğütü CNRS araştırma uzmanlarından Armond PONS'un kitabında, polenin bütün vitaminleri taşıdığı açıklanıyor. Polende tüm vitaminler ve diğer cevherlerin insan yaşamı için en ideal oranlarda bulunması başka üstün bir özelliktir. Başka pek çok besinde bulunabilen vitaminler az, üreme, gelişme, düşünme, güç verme ve uzun ömür sağlaması gibi en önemli görevleri yerine getirmeyi sağlayan ve seçkin besinlerde bulunan vitamin ve diğerleri kat kat fazladır.A ve C vitaminleri az, B vitaminleri çok yüksek orandadır. B, vitaminleri, bilindiği gibi "uzun ömür vitaminleri" dir. Dış etkenlere karşı hücreyi, bağışıklık sistemini uyararak korur, sürekli hücre yeniler, hemoglobini çoğaltarak hücreye bol oksijen gelmesini sağlar.Polenlerde ortalama olarak %20-30 protein %45 serbest amino asitler, %25-30 doğal şekerler ve selüloz bulunmaktadır. Hiç bir bitkide bulunmayan süt şekeri LAKTOZ, polende bulunmaktadır. Sindirim fermentleri olan nişasta ve fosforu, büyümeyi sağlayan ve hızlandıran, hücre metabolizmasını uyaran yararlı hormonları, nükleik asitleri taşımaktadır. Tam 22 çeşit amino asit bulunan polene karşı bu çeşit, temel besinimiz olan sütte 17'dir.Polendeki tüm vitaminler, A, B(1-2-3-4-5-6-7-8-9-12), C, D, E, H, P, PP'dir. Polende 22 çeşit amino asit, 27 çeşit madensel tuz,doğal hormon, enzim, pigment, karbonhidrat ve fermentler vardır.Polendeki H vitaminin varlığı, Rus araştırıcı Deviatrin ve Joirich tarfından açıklanmıştır. Bu vitamin gelişmeyi kolaylaştırır.Deri ve göz iltihaplarını önler.Polende rutin de vardır. Ayrıca kara buğday, sedef otu ve frenk üzümünde rutin tespit edilmişti.Chauvin ve Lenormand'ın araştırmalarıyla polenin antibiotikler içerdiğide gün ışığına çıkarılmıştır.Prof.Dr.M.Mihri Memoğlu ve Dr.Kadriye Sorkun'a göre polen, Metbolizmamız için çok değerli temel maddeleri içerir. Organizmamızı zinde tutmak ve dengeli beslenmek için vücudun ihtiyacı olan eksik maddeleri tamamlamak ve korumak açılarından yaşamsal önem taşımaktadır.Polende bulunan başlıca amino asitler Cystine, Histidin, Trytoptan, Methionin, Phenylalanin, Thereonin, Arginin, İzoleucin, Leuoin, Lysin, Valin, Glutamin'dir. Polende bulunan başlıca asitler, Pantethenic, Linoleik, Ascorbik ve Arachidonik'di. Demir, bakır, kalsiyum, sodyum, magnezyum, silisyum ise polende varlığı tespit edilen elementlerden bazılarıdır. Polende bulunan iz elementler, alimünyum, nikel, titanyum ve çinkodur.
POLENİN KULLANIM ŞEKLİ :
Balla karıştırılarak tüketildiği gibi, saf olarak ta tüketilir. Yetişkinler için gün aşırı bir tatlı kaşığı yemeleri tavsiye edilir. Küçük çocuklarda ise; gün aşırı bir çay kaşığı yedirmek gerekir. 1 yaşından küçük çocuklar için ise her hangi bir olumsuz vaka tespit edilmemesine karşın vermekten kaçınılmalıdır. ( Tüm diğer gıdalarda olduğu gibi her hangi bir yan etkisi veya alerjik bir durumda doz azaltılmalı, ara verilmeli, gerekirse yememeli)
NOT: Poleni buzdolabında nemden uzak gerekirse derin dondurucuda muhafaza etmek gerekir nemden mutlaka uzak tutunuz. Polenin kaynağına göre çeşitli renkleri mevcut olduğu gibi acı olanı da vardır.






